bitlikirpi - kafama göre, canım nasıl isterse...

25/1/2007

Cennet hakkında Ayetler-3

TAKVA SAHİPLERİNİN YURDU

Cennet de takva sahiplerine yaklaştırılır; (onlardan) uzakta olmayacaktır.

İşte size vadedilen cennet! Ki o, daima Allah'a yönelen,(O'nun buyruklarını)koruyan,

Görmeden Rahman'a saygı gösteren ve(Allah'a) dönük bir kalp getiren herkesin (mükafatı budur).

Oraya selametle girin. İşte bu, ebedi yaşamanın başladığı gündür

Orada kendileri için diledikleri her şey vardır. Katımızda dahası da vardır. Kaf: 31-35

 

NİMETLER İÇİNDE

Şüphesiz (kötülüklerden) korunanlar cennetlerde ve nimet içindedirler.

Rablerinin kendilerine verdikleriyle sefa sürerler, (Zira) Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.

Onlara: Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yeyin,için (denilir).

" Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak"Onları,ceylan gözlü hurilerle evlendirmişizdir:

İman eden ve soylarından gelenlerde, imanda kendilerine tabi olanlar (var ya)! İşte biz, onların nesillerini de kendilerine kattık. Onların amellerinden de bir şey eksiltmedik. Herkes kazandıklarına karşı bir rehindir.

Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.

Orada karşılıklı kadeh tokuştururlar, ama burada (içki yüzünden) ne saçmalama vardır ne de günaha girme.

Hizmetlerine verilmiş, (kabuğunda) saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.

Cennettekiler birbirlerine dönüp sorarlar:

Derler ki: "Daha önce biz, aile çevremiz içinde bile (ilahi azaptan) korkardık."

"Allah bize lütfetti de bizi vücudun içine işleyen azaptan korudu."

"Gerçekten biz bundan önce O'na yalvarıyorduk. Çünkü iyilik eden, esirgeyen ancak O'dur." Tur: 17-28

 

KOLTUKLARA KURULURLAR

(Hayırda) önde olanlar, (ecirde de) öndedirler.

İşte bunlar, (Allah'a) en yakın olanlardır,

Naim cennetlerinde .

(Onların) çoğu önceki ümmetlerden,

Birazı da sonrakilerdendir.

Cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler,

Onların üzerlerinde karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.

Çevrelerinde, (hizmet için) ölümsüz gençler dolaşır;

Main çeşmesinden doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle.

Bu şaraptan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.

(Onlara) beğendikleri meyveler,

Canlarının çektiği kuş etleri,

İri gözlü huriler,

Saklı inciler gibi.

Yaptıklarına karşılık olarak (verilir).

Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.

Söylenen, yalnızca "selam, selam" dır.

Sağdakiler, ne mutlu o sağdakilere!

Düzgün kiraz ağacı,

Meyveleri salkım salkım dizili muz ağaçları,

Uzamış gölgeler,

Çağlayarak akan sular,

Sayısız meyveler içindedirler;

Tükenmeyen ve yasaklanmayan.

Ve kabartılmış döşekler üstündedirler.

Gerçekten biz hurileri apayrı biçimde yeni yarattık.

Onları, bakireler kıldık.

Eşlerine düşkün ve yaşıt.

Bütün bunlar sağdakiler içindir. Vakıa: 10-38

25/1/2007

Cennet hakkında Ayetler-4

AFİYETLE YİYİN İÇİN

Kitabı sağ tarafından verilen:" Alın, kitabımı okuyun" der.

" Doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum."

Artık o, hoşnut kalacağı bir hayat içindedir,

Yüce bir cennette,

Meyveleri sarkmış halde.

(Onlara denir ki:) Geçmiş günlerde işlediklerinize (iyi amellerinize) karşılık, afiyetle yeyin, için. Hakka: 19-24

 

CENNETLİKLERİN İÇECEKLERİ

İyiler ise, kafur katılmış bir kadehten (cennet şarabı) içerler.

(Bu,) Allah'ın has kullarının içtikleri ve akıttıkça akıttıkları bir pınardır.

O kullar, şiddeti her yere yayılmış olan bir günden korkarak verdikleri sözü yerine getirirler.

Onlar, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.

"Biz sizi Allah rızası için doyuruyoruz; sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz."

"Biz, çetin ve belalı bir günde Rabbimizden (O'nun azabına uğramaktan) korkarız" (derler).

İşte bu yüzden Allah onları o günün fenalığından esirger; (yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine) sevinç verir.

Sabretmelerine karşılık onlara cenneti ve (cennetteki) ipekleri lütfeder.

Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar; ne yakıcı sıcak görülür orada, ne de dondurucu soğuk.

(Cennet ağaçlarının) gölgeleri, üzerlerine sarkar; kolayca koparılabilen meyveleri istifadelerine sunulur.

Yanlarında gümüşten kaplar ve billur kupalar dolaştırılır.

Gümüşten öyle kadehler ki onları istedikleri ölçüde tayin ve takdir etmişlerdir. 

Onlara orada bir kaseden içirilir ki (bu şarabın) karışımında zencefil vardır.

(Bu şarap) orada bir pınardandır ki adına Selsebil denir.

O insanların etrafında öyle ölümsüz genç nedimler dolaşır ki, onları gördüğünde, etrafa saçılıp dağılmış inciler sanırsın.

Ne yana bakarsan bak, (yığınla) nimet ve ulu bir saltanat görürsün.

Üzerlerinde yeşil ipekten ince ve kalın elbiseler vardır; gümüş bilezikler takınmışlardır. Rableri onlara tertemiz bir içki içirir.

(Onlara şöyle denir:) Bu, sizin için bir mükafattır. Sizin gayretiniz karşılığını bulmuştur. İnsan: 5-22

 

MURATLARINA ERİŞ VARDIR

Şüphesiz takva sahipleri için de başarı ödülü vardır.

Bahçeler,bağlar,

Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,

Ve içki dolu kase(ler) .

Onlar orada ne boş bir lakırdı ne de yalan işitirler.

Bunlar Rabbinin yeterli bir bağışı, mükafatıdır. Nebe: 31-36

 

KAFİRLERE GÜLERLER

Hayır! Andolsun iyilerin kitabı İlliyyun'dadır.

İlliyyun nedir, bilir misin?

(O İlliyyun'daki kitap) İçinde ameller kaydedilmiş bir kitaptır.

O kitabı, Allah'a yakın olanlar görür.

İyiler kesinkes cennettedir.

Onlar orada koltuklar üzerinde etrafa bakarlar.

Onların yüzünde nimetlerin sevincini görürsün.

Kendilerine mühürlü halis bir içki sunulur.

Onun içiminin sonunda misk kokusu vardır. İşte yarışanlar ancak onda yarışsınlar.

Karışımı Tesnim'dendir.

(O Tesnim Allah'a) Yakın olanların içecekleri bir kaynaktır.

Şüphesiz günahkarlar, (dünyada) iman edenlere gülerlerdi.

Onlarla karşılaştıklarında kaş göz hareketiyle alay ederlerdi.

Ailelerine döndüklerinde, (alaylarından dolayı) keyiflenerek dönerlerdi.

Müminleri gördüklerinde: "Şüphesiz bunlar sapıtmış" derlerdi.

Halbuki onlar, müminleri denetleyici olarak gönderilmediler.

İşte o gün (ahirette) de iman edenler kafirlere gülerler.

Koltuklar üzerinde etrafa bakarlar. Mutaffifin: 18-35

 

DEVAMLI AKAN PINARLAR

O gün bir takım yüzler de vardır ki, mutludurlar,

(dünyadaki) çabalarından hoşnut olmuşlardır,

Yüce bir cennettedirler.

Orada boş bir söz işitmezler.

Orada (cennette) devamlı akan bir pınar,

Yükseltilmiş tahtlar,

Konulmuş kadehler,

Sıra sıra dizilmiş yastıklar,

Serilmiş halılar vardır. Ğaşiye: 8-16

 

ALLAH ONLARDAN RAZIDIR

İman edip salih ameller işleyenlere gelince, halkın en hayırlısı da onlardır.

Onların Rableri katındaki mükafatları, zemininden ırmaklar akan, içinde devamlı olarak kalacakları Adn cennetleridir. Allah kendilerinden hoşnut olmuş, onlar da Allah'tan hoşnut olmuşlardır. Bu söylenenler hep Rabbinden korkan (O'na saygı gösterenler) içindir. Beyine: 7-8

23/1/2007

At Sütü

Eti yenen hayvanların ve insanın sütü temizdir. Domuz, merkep, katır gibi eti haram kılınan hayvanların sütü ise necis olup, yenilemez. Atın sütüne gelince, bazı âlimler, bunun içilmesinde bir sakınca yoktur, demişlerdir. Çünkü atın sütünün içilmesinde savaş vasıtasını zayıflatma yoktur. Diğer yandan bazı hadislerde at etinin yasaklanması, onun necis (pis) sayılmasından değil, önemli bir savaş aracı olmasından dolayıdır. Fıkıh kaynaklarında had cezaları açıklanırken at sütü için mübah denilmiş, bu sütü içenin cezası hakkında; "Beng gibi, kısrak sütü gibi mübah olan bir şeyden olan sarhoşluk, had cezasını gerektirmez" ifadeleri kullanılmıştır.

Ebû Hanîfe'ye göre at etinin mekruh sayılmasının illeti, atın bir savaş aracı olması, savaşa ara verilmesin, ordunun gücü azalmasın diyedir. Bu yüzden, bu kerâhet onun sütüne sirayet etmez. Yani onun sütü helâldir. Zaten atın etini meşrû sayanlara göre, sütünün de meşrû olması asıldır.

:: Sonraki »