Halkına güvenmeyen kime güvenir?
Demokrasinin temel dayanağı halkın kendi kendini yönetme iradesidir. Siyasete soyunan kimseler ülkeleri için nasıl bir hizmette bulunmayı düşündüklerini anlatırlar, halk da makul bulduğu kişilere oyunu verir ve yönetime getirir. Demokratik yönetimlerde iradeyi belirleyen halktır. Bu nedenle Meclis duvarında dev puntolarla “EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR” yazar.
Sayın Deniz Baykal milletinden aldığı vekaletle Meclis’e girdi ama Meclis duvarındaki bu yazıyı ya hiç görmedi, ya da ne anlama geldiğini hiç düşünmedi. Ben milletinden bu kadar korkan bir siyasetçi görmedim şimdiye kadar. Sayın Baykal şimdi de diyor ki: “Cumhurbaşkanı’nı halk seçerse ülke karışır.” Neden diye soruyorum bende! Neden karışır? Tandoğan’da, Çağlayan’da toplanan yüzbinlere neden güvenmiyorsunuz Sayın Baykal? Bu insanlar Cumhurbaşkanı seçme yeterliliğine sahip değil mi? Ben neyin iyi, neyin kötü olduğunu bilmiyor muyum Sayın Baykal? Siz halkınızı gel deyince gelecek, git deyince gidecek, kendi çıkarlarınız doğrultusunda istediğiniz gibi kullanabileceğiniz bir koyun sürüsünden ibaret mi görüyorsunuz?
Sizin partiniz aynı oyunu çok partili sisteme geçildiğinde de oynamıştı. Halkın sizi değil de rahmetli Adnan Menderes’i seçmesini bir türlü içinize sindirememiştiniz. Halkın iradesini hiçe sayıp, darbecilerle bir olup Menderes’i asmıştınız. Böylelikle iktidarı tekrar elinize geçireceğinizi sanmıştınız. Ama Türk Milleti koyun sürüsü değildir. Her şey apaçık meydandadır. Cevap verin, o günden beri bu ülkede kaç kez seçim kazanıp da iktidar oldunuz?
Artık sizin ne Cumhuriyetle, ne de Halk ile bir ilginiz olmadığı gayet net bir şekilde anlaşılıyor. Siz Atatürk’ün halkıyla bütünleşmesini sağladığı CHP değilsiniz. Siz, tebaanız ve size hizmette kusur etmeyen kapı kullarınızın olduğu gizli bir padişahlık peşindesiniz. Siz bu ülkenin gençlerine, köylüsüne, eğitimcisine, doktoruna, esnafına, aydınına güvenmiyorsunuz.
Beri taraftan, kaybetmekten korktuğunuz bu gizli padişahlık düzenini korumak için destekçileriniz de boş durmuyor. Biri çıkmış “Cumhurbaşkanı’nı halk seçerse darbe olur” diyor. Bizleri darbe ile tehdit ediyor. Başında bulunduğu Kuruma bağlı kişiler yolsuzluk yaptığında, tarihi eserlerimizi ülke dışına pazarladığında süt dökmüş kedi gibi sus pus olanlar, iş koltuk sevdasına geldiğinde birdenbire aslan kesiliyorlar.
Anlaşılıyor ki, Tandoğan’lar, Çağlayan’lar, Çanakkale’ler, Manisa’lar yalanmış. Buralarda toplanan yüzbinlerin bir değeri yokmuş. Değer ifade eden tek şey sizin padişahlığınızmış. Biz kapı kulları aslında hiçbir şey değilmişiz.
Halkına değer vermeyenlerin başına 3 Kasım 2002 de neler geldiğini unutmayın Sayın Baykal. Kendisine paçavra muamelesi yapılanların sandıkta şakası yoktur. Bugün 3 Kasım’da sandığa gömülenlerin esamesi okunmamaktadır. Onların kalıntıları da baraj diplerinde sürünmektedir.
Size Atatürk’ün halkı ile nasıl bütünleştiğine, halkına ne kadar değer verdiğine dair bir örnek vereyim. Okuyun da isminizdeki HALK kelimesinin ne ifade ettiğini, ne anlama geldiğini bir hatırlayın.
O, Cumhuriyet'in 3.yıldönümünde tribünlerden inip, çevresindeki asker çemberini kaldırtıp, yaverini de uzaklaştırıp halkla birlikte, ellerini iki vatandaşının omuzlarına dayamış yürürken duyduğu mutluluğu tatmak isteyecekti hep. Halk nasıl da kendiliğinden onu incitmemek için arada bir boşluk bırakmıştı o gün. Epeyi yürümüşlerdi öylece.
"-Artık otomobile binseniz..." demişti birileri.
Onlara dönüp demişti ki:
"-Sen belki ömründe sevmişsindir. Fakat hiç sevildin mi? Bundaki zevk hiçbir şeyde yok. Hele âşıkın Türk milleti olursa!..."
Ve eklemişti:
"-Beni bu zevkten biraz daha ayırmayın..."
Şimdi ne düşünüyorum biliyor musunuz Sayın Baykal? Bakın bana verdiğiniz değer karşısında ben ne yapacağım. Seçimlerden birkaç gün önce memleketiniz olan Antalya’ya gideceğim. Temmuz güneşinde biraz kızarıp sürekli denize dalacağım. Sonra da koyun yerine koyduğunuz bizlerin oylarını toplamak için bedava taşıyacağınızı söylediğiniz otobüslerden birine binip memleketime döneceğim. Ertesi günde seçim sandığına gidip AK Parti’ye oyumu vereceğim. Hep siz bizi vuracak değilsiniz ya! Bu seferde ben sizi vuracağım. Hem de kendi silahınızla…
Konu: kim seçsin
cumhurbaşkanını cumhuriyetciler? başbakanı demokratlar seçsin.
Bağlantı »
Konu: Teşekkür
İlginize teşekkür ederim Mansur Bey. Allah sizin gibi dostları eksik etmesin...
Bağlantı »
Konu: Çok güzel bir değerlendirme olmuş
Çok güzel bir değerlendirme olmuş. Tebrik ederim kardeşim.
Bu arada sayfama ugrayamadığını belirtmişsin. Canım kardeşim benim, böyle şeylere sakın üzülme. Tabi ki gönüllerimiz bir yerde. Zaten maksadımız birileri yazsın değil okusun olmalı ve biz seninle aynı duyguların nehrinde yüzüyoruz. Sen gönlünü ferah tut. Allaha emanet ol. Selam ve dua ile.
Bağlantı »