bitlikirpi - kafama göre, canım nasıl isterse...

15/5/2007

Youtube videosundan mp3 yapmaca

Efendim bi şarkı duyarız adını sanını biliriz ama artık internetten bildiğimiz gibi mp3 indirmek hiç de kolay bir iş değil. Biz de bu işe bi çözüm getirelim herkes kendi mp3 ünü kendi yapsın dedik.

 

Şimdi burada youtube sitesinde bulunan bir video ya da klipten nasıl mp3 yapılacağını öğreneceğiz. Adımları sırasıyla takip ederseniz çok kolay olduğunu siz de göreceksiniz. Bize lazım olan tek şey flv dosyasını mp3 e çevirecek bir program. Bunun için de size Total Video Converter öneriyorum. Önce programı bi yerlerden bulup bilgisayarınıza yükleyin. Yükledikten sonra mp3 ümüzü nasıl yapacağımız konusu ise şöyle:

 

Öncelikle resimde de gördüğünüz gibi youtube sitesinin search (arama) bölümünden mp3 yapmak istediğimiz yerli veya yabancı şarkının videosunu arıyoruz. Ben, Bendeniz-Biri Var isimli şarkıyı seçtim.

 

 

 

 

Listenlenen sonuçlar içerisinde şarkımız varsa üzerine tıklayıp videonun oynamasını bekliyoruz.

 

 

 

 

Videomuz oynarken bir konuya dikkat edeceğiz. Mavi ok ilerleme çubuğunu gösteriyor. Kırmızı ok ise yükleme çubuğunu gösteriyor. Biz kırmızı ok ile gösterilen yükleme çubuğunun tamamlanmasını bekliyoruz.

 

 

 

 

Yükleme çubuğu tamamlandıysa video bilgisayarımıza yüklenmiş demektir. Sıra geldi bilgisayarımıza yüklenmiş olan videoyu almaya. Bunun için explorerımızın üst tarafındaki Araçlar sekmesinden İnternet Seçenekleri düğmesine tıklıyoruz.

 

 

 

Açılan pencerede Ayarlar sekmesini tıklıyoruz. Ben explorer 7 kullanıyorum. 5 ve 6 da da hemen hemen aynı yerdedir. Zorlanmadan bulursunuz.

 

 

 

 

Tıkladıktan sonra açılan pencerede Dosyaları Görüntüle düğmesini tıklıyoruz.

 

 

 

 

Önümüze bir klasör gelecek. Kaydırma çubuğu ile klasörün en sonuna gidelim. Dosyamız burada olacak. Ama bu arada başka internet sitelerine de giriş çıkış yapmışsanız dosyayı bulmanız zor olabilir. Böylesi durumlarda dosyamızı klasörün biraz daha üst kısımlarnda aramamız gerekir. Tavsiyem, bu işlem esnasında başka sitelere girmemeye gayret edin. Dosyayı bulmakta zorlanıyorsanız boyut ve internet adresi bölümlerine dikkat ederek arayın. Zaten boyutundn kolayca da fark edilebilir.

 

 

 

 

Gördüğümüz gibi en sol tarafta get_video şeklinde bir dosya var. Dosyamız bu zaten. Üzerinde fare ile sağ tıklayıp kopyala diyelim ve masaüstüne yapıştıralım. Masaüstüne yapıştırdıktan sonra dosyanın adını değiştirme işlemi yapacağız ama adını değiştirmeyeceğiz. Sadece orada yazan ismin sonuna .flv yazacağız.

 

 

 

 

Şimdi hazırsanız Total Video Conveter programımızı açalım ve New task düğmesine tıklayarak açılan menüde Import Files diyerek dosyamızı ekleyelim.

 

 

 

 

Dosyamızı eklediğimizde program dosya seçeneklerini gösteren yeni bir pencere açacak. Bu pencerede alt tarafta bulunan mp3 Audio düğmesinden mp3 seçelim.

 

 

 

 

Oraya tıkladığımız anda program dosyamızı mp3 e çevirmeye başlayacak. Bu arada bir şey yapmadan işlemin bitmesini bekleyelim.

 

 

 

 

Çevirme işlemi bittikten sonra bir klasör açılacak ve mp3 dosyanızı orada göreceksiniz. Artık bundan sonra dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz. Hadi bakalım kolay gelsin. İnşallah karıştırmazsınız.

 

 

13/5/2007

Halkına güvenmeyen kime güvenir?

Demokrasinin temel dayanağı halkın kendi kendini yönetme iradesidir. Siyasete soyunan kimseler ülkeleri için nasıl bir hizmette bulunmayı düşündüklerini anlatırlar, halk da makul bulduğu kişilere oyunu verir ve yönetime getirir. Demokratik yönetimlerde iradeyi belirleyen halktır. Bu nedenle Meclis duvarında dev puntolarla “EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR” yazar.

Sayın Deniz Baykal milletinden aldığı vekaletle Meclis’e girdi ama Meclis duvarındaki bu yazıyı ya hiç görmedi, ya da ne anlama geldiğini hiç düşünmedi. Ben milletinden bu kadar korkan bir siyasetçi görmedim şimdiye kadar. Sayın Baykal şimdi de diyor ki: “Cumhurbaşkanı’nı halk seçerse ülke karışır.” Neden diye soruyorum bende! Neden karışır? Tandoğan’da, Çağlayan’da toplanan yüzbinlere neden güvenmiyorsunuz Sayın Baykal? Bu insanlar Cumhurbaşkanı seçme yeterliliğine sahip değil mi? Ben neyin iyi, neyin kötü olduğunu bilmiyor muyum Sayın Baykal? Siz halkınızı gel deyince gelecek, git deyince gidecek, kendi çıkarlarınız doğrultusunda istediğiniz gibi kullanabileceğiniz bir koyun sürüsünden ibaret mi görüyorsunuz?

Sizin partiniz aynı oyunu çok partili sisteme geçildiğinde de oynamıştı. Halkın sizi değil de rahmetli Adnan Menderes’i seçmesini bir türlü içinize sindirememiştiniz. Halkın iradesini hiçe sayıp, darbecilerle bir olup Menderes’i asmıştınız. Böylelikle iktidarı tekrar elinize geçireceğinizi sanmıştınız. Ama Türk Milleti koyun sürüsü değildir. Her şey apaçık meydandadır. Cevap verin, o günden beri bu ülkede kaç kez seçim kazanıp da iktidar oldunuz?

Artık sizin ne Cumhuriyetle, ne de Halk ile bir ilginiz olmadığı gayet net bir şekilde anlaşılıyor. Siz Atatürk’ün halkıyla bütünleşmesini sağladığı CHP değilsiniz. Siz, tebaanız ve size hizmette kusur etmeyen kapı kullarınızın olduğu gizli bir padişahlık peşindesiniz. Siz bu ülkenin gençlerine, köylüsüne, eğitimcisine, doktoruna, esnafına, aydınına güvenmiyorsunuz.

Beri taraftan, kaybetmekten korktuğunuz bu gizli padişahlık düzenini korumak için destekçileriniz de boş durmuyor. Biri çıkmış “Cumhurbaşkanı’nı halk seçerse darbe olur” diyor. Bizleri darbe ile tehdit ediyor. Başında bulunduğu Kuruma bağlı kişiler yolsuzluk yaptığında, tarihi eserlerimizi ülke dışına pazarladığında süt dökmüş kedi gibi sus pus olanlar, iş koltuk sevdasına geldiğinde birdenbire aslan kesiliyorlar.

Anlaşılıyor ki, Tandoğan’lar, Çağlayan’lar, Çanakkale’ler, Manisa’lar yalanmış. Buralarda toplanan yüzbinlerin bir değeri yokmuş. Değer ifade eden tek şey sizin padişahlığınızmış. Biz kapı kulları aslında hiçbir şey değilmişiz.

Halkına değer vermeyenlerin başına 3 Kasım 2002 de neler geldiğini unutmayın Sayın Baykal. Kendisine paçavra muamelesi yapılanların sandıkta şakası yoktur. Bugün 3 Kasım’da sandığa gömülenlerin esamesi okunmamaktadır. Onların kalıntıları da baraj diplerinde sürünmektedir.

Size Atatürk’ün halkı ile nasıl bütünleştiğine, halkına ne kadar değer verdiğine dair bir örnek vereyim. Okuyun da isminizdeki HALK kelimesinin ne ifade ettiğini, ne anlama geldiğini bir hatırlayın.

O, Cumhuriyet'in 3.yıldönümünde tribünlerden inip, çevresindeki asker çemberini kaldırtıp, yaverini de uzaklaştırıp halkla birlikte, ellerini iki vatandaşının omuzlarına dayamış yürürken duyduğu mutluluğu tatmak isteyecekti hep. Halk nasıl da kendiliğinden onu incitmemek için arada bir boşluk bırakmıştı o gün. Epeyi yürümüşlerdi öylece.

"-Artık otomobile binseniz..." demişti birileri.

Onlara dönüp demişti ki:

"-Sen belki ömründe sevmişsindir. Fakat hiç sevildin mi? Bundaki zevk hiçbir şeyde yok. Hele âşıkın Türk milleti olursa!..."

Ve eklemişti:

"-Beni bu zevkten biraz daha ayırmayın..."

Şimdi ne düşünüyorum biliyor musunuz Sayın Baykal? Bakın bana verdiğiniz değer karşısında ben ne yapacağım. Seçimlerden birkaç gün önce memleketiniz olan Antalya’ya gideceğim. Temmuz güneşinde biraz kızarıp sürekli denize dalacağım. Sonra da koyun yerine koyduğunuz bizlerin oylarını toplamak için bedava taşıyacağınızı söylediğiniz otobüslerden birine binip memleketime döneceğim. Ertesi günde seçim sandığına gidip AK Parti’ye oyumu vereceğim. Hep siz bizi vuracak değilsiniz ya! Bu seferde ben sizi vuracağım. Hem de kendi silahınızla…

13/5/2007

Buyrun buradan yakın...

Mumcu'yu  Meclis'e Sokmayan Telefon?

Cumhurbaşkanlığı seçiminde Meclis’e girmediği için partisinin Merkez Karar Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa eden Hüseyin Kocabıyık’tan tarihi açıklamalar...
Hüseyin Kocabıyık, 25 Nisan tarihinde Anavatan Partisi Genel Merkezi’nde gerçekleşen MKYK toplantısında Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu’ya bazı telefonların gelmesinin ardından Meclis’e girme fikrinden vazgeçtiğini açıkladı.

Hüseyin Kocabıyık, “Söz konusu toplantıda, Sayın Erkan Mumcu Meclis’e girme eğilimindeydi. Erkan Mumcu, ‘367’yi Anayasa Mahkemesi gerek görürlerse, bunun arkasından ekonomik kriz bile gelir. Türkiye çok krizli döneme girebilir’ dedi. Ama ne olduysa saat 16.45-17.30 arasında bir şey oldu. Telefonlar geldi, gitti. Sayın Genel Başkan çıktı, girdi, çıktı, girdi. Ben bir şeyler olduğunu anladım sonra içeriye girdi kendisi, ‘Erdoğan Teziç’e suikast olmuş, bundan sonra artık her şey değişti, her şeyi yeni baştan düşünmek gerekir’ dedi. Ben tabii o an bir şey anlamadım” dedi.

“KAFAM KARIŞIK VE BUNALDIM”
Erkan Mumcu’ya “Sayın Genel Başkanım; siyasetçiler olarak, milli iradenin yegâne temsilcisi olan Meclis’in görev ve yetkilerini alıp bir başka kuruma devredemezsiniz. Bu size milletin emanetidir. Eğer Meclis’e girmezseniz, kusura bakmayın ben sizinle siyaset yapamam” dediğini anlatan Hüseyin Kocabıyık, “Erkan Mumcu, bana ‘Kafam çok karışık, düşüneceğim. Evde yalnız başıma kalacağım ve düşüneceğim. Kafam karışık ve bunaldım’ dedi” şeklinde konuştu.

ÜMMET KANDOĞAN DA DOĞRULADI
DYP eski Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan da, Hüseyin Kocabıyık’ın iddialarını doğrulayan açıklamalarda bulundu:
“25 Nisan’da 18.50’ye kadar Sayın Genel Başkan Mehmet Ağar'la beraberdim. Daha sonra Genel Başkan’ın yanından ayrıldım. Eve geldim, 15 dakika sonra 19.05’te beni aradı. ‘Ümmet Bey, basın toplantısı yapacağız’ dedi; kendisine ‘Nereden çıktı basın toplantısı? Biraz önce beraberdik!” dedim. Mehmet Ağar, ‘Erkan Bey beni telefonla aradı. Birlikte bir basın toplantısı yapacağız’ dedi. Konunun ne olduğunu sordum, ‘Erken seçim ile ilgili çağrıda bulunacağız’ dedi. ‘Bu saatte nereden çıktı 19.30'da basın toplantısı. Uygun saat değil. Erken seçim nereden çıktı?’ dedim. Mehmet Ağar, ‘19.30’da Meclis’te buluşalım ve Meclis’te Erkan Bey’le basın toplantısı yapacağız’ dedi.

Erkan Bey’e ne söylendiyse, Erkan Bey de düşüncelerini Genel Başkanımız Mehmet Ağar ile paylaştılar. Onun üzerine bir basın toplantısı yapma ihtiyacı ortaya çıktı. Hüseyin Kocabıyık’ın iddiaları çok önemli. Erkan Mumcu’nun bir açıklama yapması gerekir. Erkan Mumcu, söz konusu telefonlardan sonra Ağar’ı arayıp diretip basın toplantısı yaptıklarına göre, demek ki ortada ciddi gelişmeler var. Sayın Erkan Mumcu, saat 16.45-17.30’da yaptığı telefon görüşmelerini kamuoyuyla paylaşmaları gerekir. Açıklasınlar. Hüseyin Kocabıyık’ın iddiaları çok enterasan...”

Buradan Alıntıdır

Benim söyleyecek bişeyim yok. Halka hizmet için burdayız diyenlerin kimlere hizmet ettiği apaçık ortada. Varın gerisini siz düşünün...

 

13/5/2007

Çalış babam çalış...

Yaff bu çalış babam çalış nereye kadar? Çalışmaya mı geldik biz bu dünyaya bilmiyorum...

 

 

12/5/2007

Radyo dinleyelim...

Adnan abi güzel bi program yapmış. Nette gezerken aynı zamanda radyo dinleyebilmemiz için. Kurulum falan gerekmiyor. Boyutu da oldukça küçük. İçerisinde virüs, trojen gibi umum zararlı hiç bir madde yoktur. Program horozz.net garantisi altındadır.

 

 

Download için tıklayın

 

 

« Önceki :: Sonraki »